Ara
  • selinkapan

Yarım kalan ile vazgeçilenin hikayesi

Güncelleme tarihi: Şub 22




Yağmurlu mu karlı mı olacağına karar verememiş bir İstanbul sabahına beynimdeki kelimelerin çığlıklarıyla uyandım yine bugün. Belli ki kelimeler hararetli bir tartışma ile hayatın anlamını sığdırmaya çalışıyorlar kendi küçük harf kümelerine. En çok sesi çıkan “yarım kalan” ve “vazgeçilen” e kulak verdim biraz. “Vazgeçilen” hüzünlü ama iddialı bir tonla aslında “yarım kalan” diye bir mevhum olmadığını, yarım kalanların tümünün aslında tamamlanmış bitmiş yani bir şekilde “vazgeçilenler” olduğunu savunuyordu. “Yarım kaldı diye hayıflanılan işler, kitaplar, filmler, planlar, projeler ve hatta aşklar aslında bile isteye, o veya bu şekilde vazgeçilen şeyler değil mi aslında? Sonra okurum diye yarım bırakılan kitapları düşünelim en basitinden, aslında sizi sarmadığı, umduğunuzu bulamadığınız, bir solukta okuyamadığınız, sıkıldığınız için yarım bıraktığınız o kitapların hangisini dönüp de bitirdiniz acaba? Düpedüz vaz geçmişsiniz işte okumaktan, merak etmemişsiniz sonunu… Şu pandemi dönemi evde oturup sorgulama fırsatı bulduğunuzda yarım kalan işler dediğiniz işlerin hangisini tamamlamak için çaba sarf ettiniz? Mutlaka bahaneleriniz vardır ama aslında düşününce vazgeçmişsinizdir hepsinden de bunu bir maç, bir savaş gibi görüp yenilmişlik hissedeceğiniz korkusuyla kendinize bile itiraf edememişsinizdir yıllarca… Ya da 14 şubat denilen günümüzde kırmızı ticarete dönmüş günün arifesinde romantik bir pencereden bakalım, “yarım kalmış aşk” klişesindeki de aslında yarım falan kalmamış, düpedüz bir şekilde bitmiş, vazgeçilmiş bir aşkdır da siz hala bir tarafından umut yeşertmeye, geçmişe bir bağ kurmaya çalışıyorsunuzdur.”

“Vazgeçilen”in bu savları karşısında sessizce boynunu bükü “yarım kalan”. Düşündüm sonra ben de yarım kalanları ve kalmayanları, vazgeçilenleri… Yıllardır hayat biçimi haline gelmiş işimde yani cerrahide her şeyin siyah yada beyaz olması, grinin yer almaması gibi net aslında her şey. Şimdiye kadar yarım kalan bir ameliyat var mı hayatımızda, yok, çünkü en beklenmedik şartlarda yaptığımız acil ameliyatlarda bile süreçte yöntem değiştirdiğimiz, ilk başta verdiğimiz karar harici hareket etmek zorunda kalşdığımız olur ama asla yarın bırakmayız, asla vaz geçmeyiz. Ancak o büyülü vücut sistemi vazgeçerse havlu atarız ama asla yarım bırakmayız, bırakamayız. Bıraktığımız zaman vazgeçmiş oluruz zira…

İşte böyle “yarım kalan” metaforu üzerinde siz de düşünün biraz, yarım bıraktıklarınız aslında vazgeçtikleriniz olmasın ….

12 Şubat 2021 İstanbul

6 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör